ORGANİK TARIM

NİSSERT, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’ndan aldığı yetki ve TÜRKAK’ dan aldığı akreditasyonla organik tarım konusunda kontrol ve sertifikasyon yapmaktadır. Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesinden emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Mehmet AKTAŞ koordinatörlüğünde yönetilen bölümümüz, tarımsal belgelendirmeler konusunda tecrübeli kontrolör ve sertifikerlerce sizlerin hizmetindedir.

ORGANİK TARIM NEDİR?
Organik tarımın nasıl bir tarım modeli olduğunu Uluslar arası Organik Tarım Hareketleri Federasyonu (IFOAM) normlarına dayanarak şöyle açıklayabiliriz: Sentetik kimyasallar kullanmadan; hastalık ve zararlılarla mücadelede biyolojik, biyoteknik ve mekanik savaş yöntemleri kullanarak; toprak verimliliği için sadece doğal maddeleri kullanarak, bunların kullanımını da minimumda tutarak doğal kaynakların tükenmelerine yol açmadan yapılan bir tarımsal üretim biçimidir.

Üretilen ürünlerin işlenmeleri ve pazarlanmalarında da yine aynı ana fikir korunarak, katkı maddeleri kullanılmaması; çevre ile uyumlu ambalaj malzemeleri ve yöntemlerin seçilmeleri; üretim, işleme ve pazarlama sürecinde insan ve hayvan hakları ve refahının gözetilmesi de organik tarımın ilkeleri arasındadır.

DÜNYADA ORGANİK TARIM FİKRİNİN DOĞUŞU VE GELİŞMESİ
20. yüzyılın başlarında çevreyi koruma, toprak ve su gibi doğal kaynakları tahrip etmeden gelecek kuşaklara kullanılabilir durumda intikal ettirme felsefesi oluşmaya başlamıştır. 20. yüzyılın ikinci yarısında, sentetik kimyasalların gübre ve zirai mücadele ilaçları olarak kullanılmasındaki baş döndürücü artış karşısında, organik tarım eğilimi artmıştır.

Organik tarım, yeni bir üretim sistemi olarak algılanmakta ise de, aslında bu sistem yeni bir sistem değildir. Dünyada tarımın başladığı ilk zamanlardan başlayarak, kimyasal gübrelerin ve pestisitlerin yoğun bir şekilde kullanıldığı ikinci dünya savaşı sonrasına kadar olan zaman aralığındaki uygulamalar, esasen organik tarım niteliğindedir. Şu halde, organik tarım, aslında dünya üzerindeki en eski tarım modelidir. Ancak bu model, son yarım yüzyıl içinde yaşanan teknolojik gelişimin tarım tekniklerine getirdiği yeniliklerin yoğun kullanımı sonucunda ortaya çıkan doğal kaynakların aşınması ve tarım ürünlerindeki sentetik ilaç ve gübre kalıntılarının insan ve hayvan sağlığı için yarattığı tehlikeler karşısında eskiye doğru bir yöneliş olarak yeniden gündeme çıkmış bulunmaktadır.

Organik tarım sektörünün gelişmesi, bu konuda yasal düzenlemelerin yapılması gereğini doğurmuş ve ülkeler organik tarım ürünlerinin üretim, işleme ve pazarlamalarını düzenleyen organik tarım yasaları çıkarmışlardır. Bu yasalarda organik tarımın nasıl yapılacağı ve organik ürünlerin nasıl işleneceği ve nasıl pazarlanacağı hükme bağlanmıştır. Organik tarım yasa ve yönetmelikleri hazırlanırken, tarımsal faaliyet sürecinde çevrenin korunması ve toprak kaynaklarının gelecek kuşaklara temiz ve verimlilik özelliklerini koruyacak bir biçimde bırakılması da önemle gözetilmiştir. Böylece organik tarım, aynı zamanda iyi bir sürdürülebilir tarım modelidir.

DÜNYADA ORGANİK TARIM
Dünyada organik tarım hızlı gelişim içerisindedir. 2007 yılı itibariyle
• 120 ülkede organik tarım yapılıyor
• Toplam 634 000 çiftçi 310 milyon dönüm arazide organik tarım yapıyor
• Gerek çiftçi sayısı gerekse organik tarım yapılan alan giderek büyüyor
• 80′li yıllardan bu yana organik ürün pazarı yılda %15-20 büyüyor
Dünya organik ürün ticareti 40 milyar $ civarında

TÜRKİYEDE ORGANİK TARIMIN GELİŞİMİ
Ülkemizde organik üretim ilk olarak 1980′li yıllarda, Türkiye’den ithalat yapan Avrupa firmalarının organik ürün talebiyle başlamıştır 1991 yılında Avrupa Topluluğunda ekolojik tarım faaliyetleri çerçevesinde, bitkisel ürünlerin üretimi ve pazarlanmasını düzenleyen bir yönetmeliğin kabul edilmesinden sonra, 1992 yılında bu yönetmeliğe bir ek çıkarılarak, Avrupa Topluluğuna ekolojik ürün satacak ülkelerin uymaları gereken kurallar açıklanmış ve ihracatçı ülkelerin kendi mevzuatlarını da buna göre düzenlemeleri istenmiştir.

Bunun üzerine Türkiye’de;
• 1994 yılında “Bitkisel ve Hayvansal Ürünlerin Ekolojik Metotlarla Üretilmesine İlişkin Yönetmelik” yayınlanmış,
• 2002 yılında “Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik” yayınlanmış,
• 2004 yılında “Organik Tarım Kanunu” yayınlanmış
• 2005 yılında ise “Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik” revize edilmiş,
bu şekilde organik tarım faaliyetlerinin yürütülmesi, üretimden pazarlama aşamasına kadar düzenlenmiştir. Bu düzenlemelere göre, organik tarım faaliyetleri Bakanlık tarafından yetkilendirilmiş Kontrol ve Sertifikasyon Kuruluşlarının gözetimi altında ve bakanlığın bilgi ve denetimine tabi olarak yürütülen bir modele dönüşmüştür.

2006 yılı itibariyle Türkiye’de organik tarımla uğraşan işletme sayısı 14 000′i aşmış durumdadır. 200 milyon dönüme yakın alanda 500.000 tona yaklaşan miktarda organik ürün üretilmektedir ve ürün çeşidi de 200′ü aşmıştır. Gelinmiş olan bu noktaya rağmen, organik tarım yapılan alanlarımızın toplam tarım içindeki payının Avrupa ortalamasına çıkması için halen mevcut organik tarım alanımızın iki katına çıkması, Okyanusya ortalamasına çıkması için de dört katına çıkması gerekmektedir.

Organik tarım konusunda daha detaylı bilgiyi; Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı http://organik.tarim.gov.tr linkinden alabileceğiniz gibi, NİSSERT Tarımsal Belgelendirmeler Bölümü Koordinatörü Prof. Dr. Mehmet AKTAŞ’ ın mehmetaktas@nissert.com mail adresiyle iletişime geçmenizle de edinebilirsiniz.

Başvuru Formları;
Organik Tarım Başvuru Formu
Organik Tarım Girdi Başvuru Formu
Organik Tarım İthalat Başvuru Formu

Konu Hakkındaki Düşüncelerinizi İLETİŞİM Sayfamızı Kullanarak Bize Yazabilirsiniz